facebook   instagram

Bizim İçin Ne Dediler: Doğum İçin Amerika...

Sevgili Mehtap Abla Merhaba; Merhaba bütün yüklenimi ile birlikte Merhaba. Uzun bir sürecin ardından size duygu ve düşüncelerimi ifade etmek istedim. Bu yazıyı sizin eşim ve ailem için tüm yaptıklarınıza sadece tek bir kelime ile “teşekkür etmemek” için hem de benim gibi bilgilenmek isteyenler için yazıyorum. Ancak duygularımı size anlatırken izah edemediysem veya eksik anlattıysam bu sizden değil benim ifade etmemdeki yetersizliğimden edebi gücümün zayıflığından kaynaklanacaktır.

Eşimle bebeğimiz olacağını öğrendiğimizde her anne-baba gibi sevindik fakat bu sevinçle beraber omzumuza muazzam bir yükün yüklendiğini fark ettik ve bu sorumluluk bizi bebeğimiz için ne yapabiliriz ? ‘i düşünmeye itti. Tam da bu arada hukukçu olmamın verdiği avantajla başka bir ülkenin vatandaşlığını da alabileceğimizi düşündük ve araştırmaya koyuldum. Bunun için en iyi ülkenin Amerika olduğunu gördük. Günümüzün “Roma” devleti olması ve sunduğu imkanları (gerek birçok ülkeye vizesiz girme, Dünyadaki en iyi üniversiteler, güçlü bir ülkenin vatandaşı olmasının getirdiği güç gibi) bizi ziyadesiyle cezbetti. Haliyle Avrupa’ya gidemeyen göçmenler savaşlardan kaçan insanları da gördükçe bu konudaki kararımızın kuvvetlendi. Sonra araştırmaya devam ettim.Günlerce araştırdım. Birçok şirketle görüştüm. Kimisi hiç cevap vermezken kimisinin faiş nitelikte fiyatları ile bu hizmeti sunduklarını gördüm. Ancak dikkatimi sizin internet siteniz çekti . Hamilerle olan güleryüzlü fotoğraflarınız, Doğum yapan ailelerin size olan sevgisini gördüm. Bu beni ziyadesiyle şaşırttı. Hatta diğer şirketlerin tamamen para kazanmaya dönük politikası karşısında çölde bir vaha gibi olduğunuzu gördüm. Size şimdiye kadar gelmiş tüm hamilelerinizin yorumlarını okudum. Fotoğraflarını inceledim. Birtane kötü yorum bulamadım. İnanamadım. Herkes nasıl bu kadar memnun olabilir ? Nasıl bu kadar sevebilirler dedim. Sonra sizinle iletişime geçtim. Saat farkına rağmen hemen cevaplamanız; ayrıntılı ve doğru verdiğiniz cevaplar kafamdaki bir çok soru işaretini giderdi. Hatta diğer birçok şirketin sizi çekemediğini de üzülerek öğrendim. Sizi kötüleyerek ihya olmak istemelerini de esefle karşıladım. Nihayet derinlemesine sizi daha çok araştırdım. Sizle görüşmeye başladım. Sonra o ilk telefon görüşmesi, sesinizin samimiyeti sıcaklığı ve verdiğiniz cevaplar zihnimin tüm bulanıklığını berraklaştırdı. Yasal girişin ne kadar önemli olduğunu Hukukçu olmama rağmen sizin anlattıklarınızla anladığım gibi birde ülkeye giriş sırasında bunun ne kadar önemli olduğunu gördüm. Hatta bazı aileleri yasal girişe rağmen nasıl beklettiklerini ve sizin yasal giriş sayesinde Gümrük memur ve polislerinin bütün inadını nasıl kırdığınızı da bizzat müşahede ettim.

Ben size aslında ilk telefon görüşmesinde güvenmiştim. Çünkü sizle ilgili çok detaylı bir araştırma yapmış gerek doğum için Amerika sitenizde yer alan bilgilerin gerek doğum için amerika facebook adresindeki bilgilerin doğru olduğunu da görünce çok rahatlamıştım. Hatta kendi kendime Mehtap Hanım’ı bu kadar çekemediklerine göre, Mehtap Hanım’ın bu anlattıkları ve sitede paylaştıkları doğru ise elini tutacağım ve ömür boyu bırakmayacağım dedim. Çünkü bu kadar önemli bir konuda insanların zihinlerini karıştırmalarının tek amacının bulanık suda balık yakalamak olduğunu anladım. Size güvenmeye karar verdim. Şimdi bu kararımın gereğini yerine getiriyorum. Size o zaman da demiştim. Hayatta insanın en değerli varlığı ailesi yani çok yakınları ve çocuklarıdır. Benim için bu hizmetin ve desteğin maddi bir karşılığı olamaz. Emaneti ehline vermek önemlidir. Ben size ailemi emanet edeceğim dedim. Yapacağım ödemenin orada sunulan kiralık ev, araç vs gibi maddi karşılıkları olabilir dedim. Ama sizin aileme göstermiş olduğunuz bir tebessümün karşılığını nasıl ödeyebilirim. Sizi kendi canları gibi seven anne –babamın bu kadar kısa sürede sizi böylesine sevmelerinin karşılığı maddi olarak nasıl belirlenebilir. Dünyalar tatlısı o iki oğlunuzun sevgisi bize olan ilgisini gözlerinin parlamasını hangi karanlık silebilir. Eşiniz Müco Kaptanın hoş sohbetini bir abi bir baba olarak bizim her derdimize koşmasını hangi kuvvet hangi zorunluluk sağlayabilirdi. Elinden yaralanmasına rağmen hiçbir mecburiyeti yokken havalimanında bavullarımıza dahi yardım eden, dilimizin dönmediği yerde bir rehber gibi sorunumuzu çözen, bir abi gibi sevgisi ile bizi sarmalayan o değerli eşsiz insanın “insanlığını” nasıl unutabiliriz. (ki insalık diyip geçmemek lazım “insan yüzü kızaran tek canlıdır.” İnsanlığını kaybetmemiş insan bulmak hazineler dolusu elmas bulmaktan daha yeğdir kıymetini bilene tabi ki)

Eşim ve ailem yanınızdayken, benimle birlikte nasıl rahat ve mutlu iseler aynı hislerlerle iki ay neredeyse her gün sizinle birlikteydiler. Her dertleri olduğunda Mehtap Hanım, Mehtap abla yanlarında idi. Ben anne ve babamın evlatları olarak böyle ilgilenemezdim. Böyle sabırla sevgi ile tüm hamilelerini aslında tüm kızlarını bir annenin sevgisi ve merhameti ile saran Mehtap abla sizin emek ve çabanızı hangi ücret ödeyebilir hangi iyilik bu yaptıklarınızı karşılayabilir. Gelen her ailenin ilgi alanına göre yaptığınız programlar mı anlatalım. Hamilelik psikolojisi içinde sıkıntılı kızlarınıza arkadaşlarınıza göstermiş olduğunuz sevgi ve sabırdan mı bahsedelim. Lüzumsuz harcama yapmalarının önüne geçen onlara hayat dersi veren yönünüzü mü anlatalım ? Her sabah geldiğinizde tek tek her aileye dağıttığınız araç koltukları güvenlik önlemlerinden bel fıtığınıza rağmen tek tek bebekleri araca taşımanızı, hiçbir aileye küçücük bir kahve bile ısmarlatmayacak kadar prensipli olmanızı mı ifade edelim ? Sizi, Yalçınkaya ailesini tanımayanlara nasıl anlatalım ? Kelimler kifayetsiz kalmadan gözlerinizdeki sevgiyi, mecbur olmamanıza rağmen günün 24 saati herkesle nasıl ilgilendiğinizi bizzat gören biri olarak nasıl hatırlamayız. O kısa sürede onlarca yıllık dostmuş gibi insanları birbirine bağlayan bu sevgi başka türlü nasıl oluşabilir. Sizin bu güçlü kişiliğiniz bu çalışkanlığınız dürüstlüğünüz , insana dair sevginiz olmadan böyle bir destek nasıl verilebilirdi.

Birçok kişi belki önce bu desteğin fiyatını soruyordur. Ancak önce bu desteğin fiyatından önce “ailemi eşimi ve doğacak çocuğumu kimin yanına gönderiyorum “ sorusunu sormalılar. Doğru soru budur. Şimdi eşi doğum yapmış Can’ını kucağına almış biri olarak ülkesine dönmüş biri olarak bunları yazıyorum. Halisane zerre kadar bir menfaatim olmadan yazıyorum. Ben zaten ilk telefon görüşmesinde ne kadar şanslı olduğumuzu anlamıştım. Şimdi döndüğümüzde düşündüğümde bunu birkez daha anlıyor ve hatırlıyorum. Evet Can’ı planladığım gibi kucağıma aldım. Onun için hayallerimin ilk adımını gerçekleştirdim. Öngörülü ve sorumlu bir baba olarak üniversite çağına geldiğinde değil başına bir iş geldiğinde değil o doğmadan hayatına dokunmak ve ömrü boyunca hissedeceği bir hediye vermek istedim. Ancak sizi görüp tanıyınca şimdi anlıyorum ki CAN’a verdiğimiz tek hediye anne ve babası olarak Amerika da doğum değilmiş Onun kadar ondan daha da önemlisi doğum için Amerika farkıyla ülkeye yasal girmekten tutun, doğum süresince aldığımız o ifadeden aciz olduğumuz sunulan tüm destek bir hediyeymiş; Ancak tüm bu öngörü ve hediyelerin ötesinde hayatımıza bu sürecin en büyük katkısı YALÇINKAYA ailesini tanımak oldu. Oğlumun şimdi iki annesi oldu. Bizim Amerika da bir annemiz bir ablamız daha oldu. Bir ailemiz daha oldu. Ne kadar da şanslıyız. İşte bu yüzden siz o yazışmalara yazdığınız ‘Anne’ Mehtap YALÇINKAYA sıfatını bütün yüklenimi ile hak ediyorsunuz. Bizim için yaptıklarınızı ve size olan sevgimizi anlatmaya sayfalar yetmez. Seçtiğiniz ailelerin hepsi birbirinden değerliydi. 40 yıldır birbirimizi tanıyormuşçasına keyifli sohbetler ve eğlenceli vakit geçirdik.

Özetleyecek olursam “Onun sıfatlarını yedideniz mürekkep olup yazsa ve bir yedi deniz daha mürekkep olup yazsa yazmakla bitiremez” denildiğine göre işte yüce yaratıcının her işi böyle güzel. Dünyanın öbür ucunda böylesine güzel insanlarla aynı dünya atmosferini solumanın aynı Mehtaba bakmanın ve aynı Güneşin sıcaklığını hissetmenin bahtiyarlığı içerisindeyiz. Ümit ediyorum ki evladımız da bizim karşılaştığımız gibi hep siz YALÇINKAYA ailesi gibi iyi insanlarla karşılaşmaya devam eder. Umarız doğum için Amerikayı düşünen aileler, anneler babalar hep doğru adresi doğru kişiyi bularlar. Bizim yaşadığımız yoğun sevgi ve dostluğu tatma fırsatını yakalar ve ne hissettiğimizi anlarlar.

Bu bir teşekkür ve bilgilendirme mektubu olduğuna göre bu güzel hikayenin ilk şövalyeleri ilk kahramanları olan pırıl pırıl oğullarınıza da özel bir teşekkür sunuyoruz. İyi ki doğdunuz . İyi ki varsınız. Çünkü sizler olmasaydınız. Bizler yani Doğum için Amerika ağacının dallarına tutunmuş olmayacaktık. Bu büyük aile bu sinerji bu sevgi iptidai olarak sizin sayenizde olmuştur. Lütfen hayatınızda en umutsuzluğa düştüğünüz en üzgün olduğunuz anlarda sizi seven yüzlerce yürek olduğunu ve onların kahramanları olduğunuzu unutmayın genç delikanlılar …

Değinmeseydik bütün bunlara ve sadece mennun olduk diyerek kuru bir teşekkür ile geçiştirseydik tüm yaşadıklarımızı ve düşüncelerimizi; anlatabilir miydik hiç size olan bu sevgimizi ve hizlerimizi ? Bilgilendirebilir miydik yeni CAN’ların babalarını , annelerini…

Tabi ki anlatamadıklarımız yetersiz ifadelerimiz elbette ki bizim acizliğimizdendir. Ancak şairin dediği gibi;

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuşkanadıyla gelirsin.
Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.
Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.
O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın ….

Diyoruz… Bütün yaşadıklarımızı çok çalakalem yazdım. İçimden geldiği gibi en halisane duygularla ifade etmeye çalıştım. Ancak sonuç olarak şunu söylemeliyim ki bin kez değil milyon kez aynı kararı verirdim. Verirdik. Sevgili Ablacığım Bizim Toledo’da bir ailemiz olduğunu unutmadığımız gibi Sizin de Türkiye’de yüzlerce aileniz olduğunu unutmayın. Bizi bu büyük aileye kabul ettiğiniz sizleri tanıma fırsatı verdiğiniz için müteşekkiriz. Dualarımıza hep sizi de ekleyeceğiz. İyi ki varsınız iyi ki sizleri tanıdık. Sevgi ve Saygılarımı sunar kabul buyurmanızı istirham ederim. Sevgi, Saygı, dostluk ve minnetle… 

Can’ın BABASI

1000 sola karakterler