facebook   instagram

Bizim İçin Ne Dediler: Doğum İçin Amerika...

Amerika'da doğum fikrini ciddi ciddi düşünmeye başladığımızda henüz 15 haftalık hamileydim. Bilgi almak için internette gezinirken gözlerime inanamadım, resmen adım başı amerikada dogum siteleri ile karşılaştım. Oturdum dersimi iyice çalıştım bir deftere tek tek firma adlarını, referanslarını ve ofis adreslerini yazdım. Liste uzadıkça uzadı neye göre ve nasıl eleme yapacağımı bilemiyordum yalnızca bir tanesinin yanına parantez içinde büyük harflerle yasal yazmışım (bunu çok sonra farkedecektim:)

Tabi o günlerde göbek daha belli belirsiz, halen işe gidip geliyorum çok enerjiğim ve Amerika denince aklıma direkt Los Angeles güzel, sıcak California seçeneği geliyor sanki hiç göbeğim kocaman ayaklarım şiş yürümeye dermanım olmayan günler yaşanmayacak zannediyorum :) bu düşüncelerim sebebiyle önümdeki listeyi elemem biraz daha kolay oldu, en çok gezilecek yer nerede, hava nerede en güzel kriterleriyle bir sonuca vardım gibi, gittik tek tek görüşmelere başladık, eşimle beraber neredeyse her haftasonu bir firma yetkilisi ile görüşüyoruz. Belki de mesleğimden dolayı, her toplantıda kendimce önemli olan soruları bir bir yöneltiyorm fakat karşı tarafta boş boş bakan gözler veya ıh pıh şeklinde tatmin etmeyen cevaplarla karşılaşıyorum, her görüşmeden sinir olmuş şekilde dönüyorum veya iyi döndüm diyelim bu sefer de attığım maillere bir hafta sonrasında yine belirsiz ifadeler içeren cevaplar alınca deliye dönüyordum. Hayatımızdaki en önemli olay yaptığımız bu araştırmada ben bu kadar hassasken karşı taraftaki firmalar nasıl bu kadar duyarsız olabiliyordu anlamıyordum?!

Öyle böyle derken günler, haftalar geçiyordu ve ben kötünün iyisi olarak gördüğüm bir firma ile biraz da bir tanıdığımın referansıyla en sonunda karar verdim. Bu bahsettiğim firma ile bri an önce sonuca varmak istediğim halde karşı taraf bana bir türlü oturacak bir ev bulamadığından iş sarktıkça sarktı hatta bana en iyisi siz kendiniz bulun ben de gidip yerine bakarım dedi. Çaresizlikten herşeye okey deme halindeydik sonra ansızın bir telefon çaldı ve o tüm kaderimizi değiştirdi. Tam kaporayı ödemek için hesap no istediğim günlerde yine hamile olan ve amerikada dogum düşünen arkadaşım ağlamaklı sesle beni aradı, bu iş yattı ben nasıl gideceğim diyerek konuyu anlatmaya başladı, işyerinden bir arkadaşı 32 haftalıkken uçtuğu Chicago havaalanından aynen geri gönderilmiş ve çok kötü bir muameleye uğramış, hamileyim bir de son haftalar bir daha aynı yolu uçamam dediği halde buraya gelirken bize mi sordun cevabı ile karşılaşıp ağlaya ağlaya İstanbul'a dönmek zorunda kalmış. Zaten işin başından beri tüm firmaların aman göbeğini sakla, sorarlarsa da hamile olduğunu sakın söyleme, hep reddedeceksiniz demeleri beni aşırı huzursuz ediyordu! o kadar normalin üzerinde masraf yapacağız, kaçak konumunda olup, ezilip büzülüp bir de ileride Amerika gibi bir devlete yalan beyanda bulunmanın sonuçlarına katlanacağız. Bu haberin üzerine hemen döndüm neredeyse ücretini göndereceğim firmayı aradım böyle böyle diyorlar siz ne diyorsunuz bizim bu konuda nasıl bir önlemimiz var ben hamileliğimin son dönemlerinde böyle birşeyi kaldıramam dediğimde karşıdan gelen ses, kendinden emin olmayan titrek bir ses ve ee şey ben bir araştırayım bilmemki yani bazen olabiliyor böyle şeyler garantisi yok zaten biz de yasal olmak için çalışmalar yapıyoruz ama henüz tamamlayamadık, yani olmaz inşallah öyle birsey?!

Ben artık gelmişim 20li haftalara, belirsizlik kaldıramıyorum döndüm defterimi açtım ve o an o parantez içindeki "yasal" yazısı direkt dikkatimi çektim, dogumicinamerika, girdim internet sitesine bir mail attım size yemin edebilirim en geç 2-3 saat sonra (Amerika ile saat farkına rağmen) telefonum çaldı bir baktım yumuşacık, huzur veren bir ses. Ne sorsam tak tak cevap veriyor, aklımdakilerden de öte ben sormadan anlatıyor tüm prosesleri, derin bir oh çekiyorum :) resmen huzura erdim, ki nereden bileyim o ses ileride bizim Mehtap Ablamız olacak :)

çatır çatır anlatıyor herşey kitabına uygun, avukatıyla beraber hazırlanmış belgeler, kapıdan girerken gerine gerine hamileyim ben doğuma geldim diyorsun, hastanesi, doktoru daha şimdiden belli. O andan sonra hiç düşünmedim çok sevdiğim bir arkadaşımın da tesadüfen Mehtap Abla ile bir sene önce doğurmuş olması tam tuz biber oldu :) direkt işlemlere başladık, gitmeden aylar önceden ilk doktor randevum bile belirlendi.

Nihayet o gün geldi çattı ve havaalanında ellerinde çiçekler harika bir kadın bizi karşıladı :) o gün Toledo ile tanıştık ve bir daha hiç unutmayacağımız evimiz oldu orası...

Biz dayanamadık erken çıktık yollara önce New York'da gezdik bir 10 gün, son haftaların verdiği ağırlıkla öyle yoruldum ki o şehrin kaosundan, egzosundan kendimizi Toledo'ya attığımız gibi rahatladık, temiz hava, mis gibi yemyeşil ormanlar, geyikler, sincaplar iyi ki dedik hep eşimle iyi ki buradayız, o son günler yoğun bir şehirde olmak en son isteyeceğiniz şeymiş, yaşamadan anlayamadım ben :) ama oradayken keyfini çıkara çıkara anladık. Şansımıza Christmas dönemiydi, heryer ışıl ışıl süsler, mağazalarda aşırı indirimler, ormanın içinde ateşte marshmallow keyfi! turistik değil gerçek bir amerikalı olduk gerçek kuzey amerikayı yaşadık kaldığımız 3 ay boyunca.

Diğer firmalarda olmayan en güzel fark ise Mehtap Ablanın kendisiydi...market alışverişimizde, kahvaltı keyiflerimizde, lezzetli akşam yemeklerimizde hep yanımızdaydı, neşeydi, sohbetti... kendi evinin kapılarını sonuna kadar açtı bize öyle ki o yokken biz gidip oturuyorduk evinin güzel bahçesinde:) ailesi desen harika insanlar! oğulları biricik eşi, hepsi birer dost oldu bize, okulları, ödevleri herşeyiyle beraber paylaştık hayatı 3 ay boyunca Toledolu olduk biz:) öyle samimi öyle içten kendi hayatına kattı bizi...

Ayrıca şehir öyle doğal biryerdi ki herşey gerçek, New York'daki gibi yapay, turistik bir hayat değil, fiyatlar faiş değil sanki herşey bize hayatı kolaylaştırmak içindi.

Evimiz... Chelsea Place..yazınca gözümün önünde canlanıyor yemyeşil bahçemiz sonrasında karlar altında bembeyaz örtüyle kaplanmış hali, camımızın önüne gelen minik sincaplarımız..kızımız canımızı getirdiğimiz ilk ev, 1 aylık olana kadar orayı evi bildi :) beşiği, göbeğinin düşüşü, ilk banyosu.. bir çok ilkimizi orada yaşadık biz.. Ela'yı henüz 8 günlükken karlarla kaplı tertemiz Toledo havasına, sitemizin içindeki bahçede gezdirmeye çıkardık...

Doktor ve hastane konusunda direkt kefilim:) ya doğumu beklediğimiz gece her dönüşümde hemşire yanımda bitti :) artık dönmeye çekiniyordum, karnıma bağlanan sancı ve bebişin kalp atışını ölçen kemerler kaydığı gibi bir aksilik mi var kalp atışı değişti diye yanıma geliyorlardı. Doğumum ise inanılmaz rahattı toplam 1 saat süren doğumu sadece son 15 dakikasında hissettim :) ona da acı bile denmez, denemez :) kızımızı kucağımıza alıp dünyanın en mutlu çifti olarak ailemizle eve döndükten sonra da Mehtap Abla hep destekçimizdi, annelerimiz ailemiz sağolsunlar bizim hep yanımızdaydı ama Mehtap Abla da diğer hamilelerinden her dönüşte uğrardı kahve, çay keyfimizi yapardık, Ela'nın büyüyüşüne tanıklık ederdi. İlk günlerdi telaşımızda hep moral verenimizdi.

Yazdım yazdım ama yine de bitiremedim, bizim hikayemiz yazmakla bitmez:) Hayatımızın en özeli, en kıymetlimiz canım kızımızı kucağımıza aldık orada, onu bekledik sabırsızlık, sonunda 1 aylık ettik öyle döndük evimize...dogumicinamerika'nın, Mehtap Abla'nın, Toledo'nun yeri hep kalbimizde hep bambaşka olacak...

Herşey için çok çok çok teşekkür ederizzz...!

Elif- İlke -Ela
Kaya Ailesi

1000 sola karakterler